Giriş ya da Kayıt Ücretsiz!
tpl_logo_l tpl_logo_r
tpl_top_l Anasayfa > Madımak tpl_top_r
Menü
Kullanıcı Bölümü
Merhaba Ziyaretçi
IP: 38.107.191.109

Kullanıcı Adı
Şifre
Kimler Online
US 38.107.x.x
US 38.107.x.x
US 38.107.x.x
US 38.107.x.x
US 38.107.x.x
Kamp 2009

Full izlemek icin ekrana tiklayin!
 

Madımak

 

UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ!

 

Sevgili Canlar!

Türkiye Cumhuriyet'inin kara lekeleri arasına giren Sivas Madımak Olayı, tüm aydınları, cağdaşları - Alevisiyile, Sünnisiyle - derinden yaraladı, sarstı, utandırdı. Türkiyeli olmak çok zor Avrupa'da. Türkiye'yi savunmak zor, yersiz. Çünkü Türkiye'mizin bir çok alanı çirkefe bulanmış. Yobazlar, faşizan güçler, hortumcular dört bir yanını sarmış yurdumuzun. Halkımıza ızdırap çektiriyor. Bizler ise, yurdumuzu seviyoruz, yurdumuzun insanca yaşanabilir bir yer olması için gayret ediyoruz. Aleviliğin ve Alevilerin hakkını alacağız. Ama vurmadan, kırmadan. Yüzyıllarca sabır ede ede, bugünlere geldik. Yine sabredeceğiz, canlar. Ama artık az kaldı. Çünkü artık dünyada ezenlerin devranı geçmeye başladı. Artık insanlık kazanacak, insan hakları kazanacak Aleviler bunun için örgütlenmeli, örgütleniyor. Insan hakkı için, insanca yaşamak için. Gelin canlar bir olup, hep beraber yan yana, omuz omuza, can cana emek verelim. Örgütümüzü güçlendirip, sesimizi duyuralım.

 

8. yıldönümünde, Sivas'daki Madımak olayını unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız. 12 eylül öncesinde, başbakanlığı döneminde, ülkücüler her gün birkac aydını ve yurtsever solcuyu peynir ekmek yer gibi kurşunlarken, "Bana sağcılar cinayet işliyor dedirtemezsiniz" diyen dönemin Cumhurbaşkanı Demirel, Sivas cinayeti sahnelenirken, Sivas Valisini arayıp, "Polisi halkın üzerine salma" diye emir veriyor. Otuz yedi aydın, yazar ve sanatçı öldürüldükten, yüzlercesi yaralandıktan sonra ve yakılan otelin daha dumanları tüterken, ülkenin o zamanki İçişleri Bakanı, "Halkla, Güvenlik Kuvvetlerini karşı karşıya getirmedik" diyebiliyor. Bu nasıl bir kafa yapısıdır? Bu nasıl düsüncedir? "Halk" kimdir bu durumda? Dışarıdaki, sakallı, cübelli demokrasi karşıtı "Şeriat isteriz" diye bağıran yobazlar mı halk sadece? Ya Madımak ateşinde kavrulan canlar? Onlar "halk" değilmi? Hani "Aleviler, Cumhuriyet'in güvencesi" idi? Cumhuriyet'in güvencesi olarak nitelendirilen Aleviler, Türkiye Cumhuriyet'inin vatandaşı değilmi? Aleviler'de vergi verip, o ülkenin kalkınması için çaba sarfetmedi mi? Etti, fakat ne fayda. Yine çocuklarımıza okullarda zorunlu sünni-islam dersleri verildi. Yine Alevi köylerine camiler dikildi. Yine Alevilere iftiralar edildi. Ama hâla Aleviler kendilerini ifade etme özgürlügüne erişemedi. Tersine, Alevilerin kendi emekleri ile yaptıkları Cem Evleri yıkılıyor, derneklerinin tüzükleri "Alevi, Bektaşi, Cem ve Kültür Evleri" kavramlarının yasak olduğu bildirilerek TC. İçişleri Bakanlığı'nca geri çeviriliyor. Laik olması gereken devletin bütçesinden milyarlarca lira Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kasasına sevkedilirken, Alevilerin kendi özverişi ile yaptırdıkları, Cem Evleri kapatılıyor, yıkılıyor. Bu nasıl düzendir? Nasıl sistemdir?

 

Aklı sıra, Avrupa Birliği'ne girme hazırlığı içinde olan Türkiye Cumhuriyet'i, önce iç sorunlarını halletsin. Alevilerin hakkını versin. Girmeyi çok arzuladığı Avrupa Birliği, Alevilerin sorununu görmüş ve yıllık Türkiye Raporu'nda şöyle dile getirmis:

"The official approach towards the Alevis seems to remain unchanged. Alevi complaints notably concern compulsory religious instruction in schools and school books, which would not reflect the Alevi identity, as well as the fact that financial support is only available for the building of Sunni mosques and religious foundations. These issues are highly sensitive; however it should be possible to have an open debate on them."

 

Devlet tarafından Alevilerin sorunlarını çözmeye yönelik hiçbir adım atıldığının görülmediğini anlatıyor bu yazı. Türkiye'nin, Avrupa Biriliği'ne girebilmesi, insan hakları sorunlarını çözmesinden geçiyor. Alevilere edilen haksızlıklar, insan haklarına aykırı olduğundan, Türkiye Cumhuriyeti'nin Avrupa Birligi'ne girebilmesi bu aşamada olağan görülmüyor. Fakat Türkiye Cumhuriyeti Avrupa Birliği'ne girecekse - ki buna çok arzulu - Alevilerin sorunlarını çözmesi gerekiyor.

 

İnşallah, dostlar. Yüzyıllardır Alevilere verilmeyen haklar, Avrupa Birliği vesilesiyle belki verilir. Verilene kadar, ne davamızdan vazgeçeriz, ne de şehitlerimizi unuturuz ne de unuttururuz. Devlet, haklarımızı verene kadar, Türkiye Cumhuriyeti'nin kanlı lekesi Madımak Olayı'nı unutmayacağız.

 

Çünkü böyle gelmiş, böyle gitmez.

 

Dinçer Metin, Temmuz 2001

tpl_foot_l

© 2009 Alevi Ungdom - DK
Adresse c/o Glentevej 1, 8900 Randers - www.aleviungdom.dk - aleviungdom@aleviungdom.dk

Template designed by MemHT.com
tpl_foot_r