Giriş ya da Kayıt Ücretsiz!
tpl_logo_l tpl_logo_r
tpl_top_l Anasayfa > Pir Sultan Abdal tpl_top_r
Menü
Kullanıcı Bölümü
Merhaba Ziyaretçi
IP: 38.107.191.106

Kullanıcı Adı
Şifre
Kimler Online
US 38.107.x.x
US 38.107.x.x
Kamp 2009

Full izlemek icin ekrana tiklayin!
 

PİR SULTAN ABDAL

 

Pir Sultan Abdal

Pir Sultan Abdal, Alevi toplumunun bağrından çıkan en büyük halk ozanlarından biridir.Yaşamı boyunca haksızlıklara karşı mücadele etmiş, hatta asılacağını bile bile bu tutumundan vazgeçmemiştir. Şiirleri ve direnişci tutumuyla nice kuşaklara örnek olmuştur. Pir Sultan'ın şiirleri ve deyişleri hala dilden dile ve ağızdan ağıza dolaşıyor. Bu büyük insanın hayatına bakmakta yarar var.


Pir Sultan Abdal'ın 1510/14 -1589/90 yıllar arasında yaşadığı tahmin ediliyor. Öz adı Haydar olmasına karşı şiirlerinde Pir Sultan mahlasını kullanır. Kendisi Sivas'ın Yıldızeli ilcesinin Çırçır bucağına bağlı Banaz köyünde dünyaya gelmiştir. Yirmi yaşına bastığında Seyit Ali Sultan Dede'nin dergahına bağlanır ve ikrarını verir. Tam beş yıl gece-gündüz demeyip, o dostluk ve muhabbet kapısına eli erdiğince, gücü yettiğince katkıda bulunur. Odun taşır, su getirir, hasat kaldırır, konuklar ağırlar, aç doyurur, harama el sürmez ve dergaha bir tek haram lokma getirmez. Eline, diline, beline sahip olmak; onun da diğer canlar gibi hiç aklından cıkarmadığı bir temel ilke olur. Haydar, dergaha ve dolasıyla halka hizmeti, Hakk'a hizmet sayar. Makamları adım adım alır ve sonunda "Pir" makamına erişir. Pir Sultan Abdal Seyit Ali Sultan Dede'den dedelik hırkasını ve Pirlik nişanını aldıktan sonra canları tek tek dolaşır ve dertlerini dinler. O günlerde, Andadolu'da kötülük kol geziyor, zalim esen rüzgar ölüm türküleri söylüyordu. Vahşi padişahlar, rüşvetçi kadılar, yobaz müftüler, zalim paşalar ve niceleri halkın alın terine bakmadan insanların hayatını cehenneme dönüştürüyorlardı. Özellikle Alevi toplumunu kâfirlikle, imansızlıkla ve zındıklıkla suçluyorlardı. Gece-gündüz didinip, emeğinin karşılığını sömürgen sınıflara kaptıran halk, ah-vah etmekten başka bir şey yapamıyordu. Padişah her köye bir molla atıyor,onun aracılığıyla köylerde olup bitenlerden anında haberdar oluyordu. Molla, padişahın en yakın olan Seyhülislam'ın temsilcisiydi. Halk şöyle sesleniyordu:


"Bütün malım aldın ey kanlı zalim

Şikayet ederim Hüda'ya seni!"


Baba İlyas'tan başlayıp Şeyh Bedreddin'e uzanan çizgide, gerek Selçuklu, gerekse Osmanlı döneminde irili ufaklı pek çok ayaklanma girişimi olmuş, fakat hepsi başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Pir Sultan Abdal, zalimlere, ezenlere karşı şiirlerini bir silah olarak kullandı, ömrünün sonuna dek türkülerini, hem de yüksek sesle söylemekten kaçınmadı. Anadolu Alevilerinin zulme karşı başkaldırmalarına önderlik eden Pir Sultan, Hızır Paşa tarafından asılmıştır. Yine söylentilere göre Pir Sultan Abdal'ın Seyyid Ali, Pir Muhammed ve Er Gayıb adlı üç oğlu ile Sinem adlı bir de kızı vardı.


Pir Sultan Abdal adı, bugün bile işbirlikçi, yobaz, gerici kesimlere korku vermektedir. Öyle ki, türkülerine ve hatta heykeline bile tahammül edemeyenlere, hem de sıkça rastlanılmaktadır. Haksızlıga karşı mücadelenin bir simgesi haline gelen bu büyük ozanı Alevilerin sembolü olarak saygıyla anıyoruz.

tpl_foot_l

© 2009 Alevi Ungdom - DK
Adresse c/o Glentevej 1, 8900 Randers - www.aleviungdom.dk - aleviungdom@aleviungdom.dk

Template designed by MemHT.com
tpl_foot_r