Giriş ya da Kayıt Ücretsiz!
tpl_logo_l tpl_logo_r
tpl_top_l Anasayfa > DABF'dan Mesajlar tpl_top_r
Menü
Kullanıcı Bölümü
Merhaba Ziyaretçi
IP: 38.107.191.108

Kullanıcı Adı
Şifre
Kimler Online
US 38.107.x.x
US 38.107.x.x
US 38.107.x.x
US 38.107.x.x
US 38.107.x.x
Kamp 2009

Full izlemek icin ekrana tiklayin!
 

DABF'DAN MESAJLAR


Sevgili gençler...

 

2 Aralık 2000 tarihinde, Kopenhag'ta düzenlediğimiz YIL SONU EĞLENCEMİZE okunması üzere DANİMARKA ALEVİ BİRLİKLERİ FEDERASYONU (DABF) tarafından bir mesaj gönderildi. Teknik sorunlar yüzünden gecemizde tümünü okuyamadığımız mesajı, burada yayınlıyoruz...

 

Genel sekreterimiz sayın FERAMUZ ACAR'a güzel sözleri için teşekkür eder, gecede yazısını tümüyle okuyamadığmız için özur dileriz.

 

ALEVİ GENÇLİK - DK yönetim kurulu.

 

________________________________________

 

Alevi Gençlik - DK Birinci kuruluş yılı gecesine. 1 Aralık 2000

 

Selam, selam olsun... Sizlere... Askin, sevginin, muhabbetin dillerine...

Selam, selam olsun... Siz; inancın, bilincin, direncin güllerine...

 

Selam, selam olsun... Siz; aydınlık, gelecek güzel günlerimizin umudu... DANİMARKA ALEVİ GENÇLİĞİNE....

 

Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu adına hepinizi candan selamlıyor, sevgiyle kucaklıyorum.

Derneğinizin birinci yılını, üye ve yönetici arkadaşlarınızı candan kutluyorum.

 

Böylesi bir günde sizinle beraber, ve GENÇ olamadığım için üzülüyorum. Ama bir yandan da, kendi kanatlarıyla turnalar gibi uçup/semah dönen, siz güzel gençleri, bir arada gördükçe seviniyorum.

 

Sevgili gençler, her insanin, derneğin, kuruluşun, partinin, toplumun bir amacı vardır. Hayvanlıktan kurtulan, insan olan her insanın; Siz Alevi Gençliğin amacı; Hak yemeden hak yedirmeden İNSANCA yaşamaktır. Kâmili bilgin olgun insan olmaktır.

 

Yolunuz, bilim ve sevgi yoludur. Yönteminiz, her zaman, inançlı, bilinçli, ve dirençli olmaktır.

 

Alevilik bin-bir çiçeğin özüdür ve her haklı olanın sözüdür. Gençler arı gibi çalışıp, hiç çekinmeden; her düşünceden, ideolojiden, politikadan, kültürden, dinden, akla, mantığa bilime sevgiye, insanlığa sığanı alın, bal yapın, hep beraber yiyin.

 

Alevilik ne Müslümanliktir, ne dinsizliktir, hiç bir parti ideolojisine de bağli değildir. Alevilik insanlığın ALEVİ olmaktır.

 

Bir yere bağlı olan değişmeyen, gelişmeyen düşünce yok olmaya mahkûmdur. Bütün evrenin semah döndüğü; Yerdeki topraktan, havadakı buluta, denizdeki sudan gökteki yıldıza, ottan, böcekten, baştaki düşünceye, toplumdan tarihe, her şeyin değişip geliştiği bir dünyada, size düşen görev; gelecek güzel günlerinizi karartacak, kalıplaşmış, paslanmış her türlü düşünceye karşı bayrak açmak, kollarınızı bağlayan zincirleri kırmaktır. Doğru olan tarihe dayanandır. Zamana uymayanı kaldırın tarihin çöplüğüne atın.

 

Sakın unutmayın: "Hiçbir sey yoktan var edilemez, hiçbir şey ebediyen yok edilemez". Her şey, her zaman değişir gelişir, aslına döner. Siz de değişin gelişin, aslınıza, insanlığa, bilime - sevgiye, hakka hakikate doğru semah dönün.

 

Alevi-Bektaşi yolumuzun kurucusu, Hünkâr Bektaş Veli‘ye göre alemdeki bütün varlıklar ve bunlar içinde en mükemmel gelişmiş olan, biz insan tanrının Allah‘ın TA kendisidir. Hünkâr Bektaş Veli "Makalat" isimli kitabında şöyle diyor:

 

"....Pes, bir demir parçasını taşa vursalar. O taştan alev çıkar, yanar ve tütünü göğe gider. Özü ocakta kalır. Pes, bu alev gülü-reyhan dedikleri, IŞIK ÇİÇEGİ‘dir (enerjidir). Işık dedikleri bu, Allah Tealla‘nin TA kendisidir. Tüm alemi tutup hareket ettiren odur. Ve bu alev insanlarin (erenlerin) gönlündeki aşktır. Pes, bu ışık cana hareket getirir. Ayrıca bu aşk ateşi insanlarda muhabbettir, ve muhabbetle beslenir."

(Makaalat H. Bektaş Veli, 1994 Ayyıldız Yayınları sayfa 21, 22)

 

Birgün, Tanrının Aslanı Hz. Ali‘ye soruyorlar: "Tanrıyı görürmüsün ki taparsın?" Ali; "Görmesem taparmıydım?" der.

(Makaalat H. Bektas Veli, 1994 Ayyıldız Yayinlari, sayfa 37)

 

Aleviler görüp bildiğine inanır ve severler.

 

Size bir gün sorarlarsa; "Dünya görüşünüz, inancınız ne? Kimsiniz, necisiniz?" diye. Alevi-Bektaşi yolumuzun kurucusu, Hünkâr Bektaş Veli"ye göre aslında Enel-Hak (Ben Allah'ım) demeniz lâzım, fakat karşınızdaki insanlar bu bilince ermemiş olabilir.

Bu nedenle HER ŞEYDEN ÖNCE İNSANIM deyin. Çünkü "Bizim kâbemiz insandır". Bizde "Okunacak en büyük kitap insandır. Bizde insan tanrıdır, tanrı insandır. Bu nedenle BAŞTA "72 milleti bir görün". Nerede olursa olsun, kadını, erkeği, Türkü, Kürdü, Danimarka'liyi siyahı, beyazı, BİR görün. Din, dil, ırk, milliyet cinsiyet ayırmayın.

 

"Ne mutlu Türküm", "Ne mutlu Kürdüm" yerine: "NE MUTLU İNSANIM" deyin.

"Türkiye Türklerindir", "Danimarka Danimarkalılarindır" yerine: "Bu dünya insanlarındır, tüm canlı varlıklarındır" deyin. İnsanlık, insan ve doğa sevgisi; Vatan, millet, bayrak, devlet sevgisinden öncedir.

 

Eger herşeyden önce, İNSANIM diyebiliyorsanız, Alevi-Bektaşi yolunda yürüyebilirsiniz.

Yok diyemiyorsanız, o zaman gittiğiniz yol Türkesten, Kürdesten başlar, dünya alemin lanet ettiği Hitler'in kapısında köpeklik yapmaya kadar gider.

 

Karşınızdaki size; "Hepimiz insanız, ondan başka 2'inci olarak nesin, necisin?" diye sorarsa:

"Hak yemem, hakkımı yedirmem. Kendime yapılmasını istemediğimi, başkasına yapmam. Aklım başta, kalbim SOL'dadır. Mazlumun, fakirin, işçinin, emekçinin, esnafın, köylünün, çalışıp üretenin, hak yemeyenin, ezilenin yanındayım, HAK yiyen zalimlere karşı kılıç (Zülfükâr) çalarım" deyin.

Aleviler tarih boyu ezilmişlerdir. Muhammed'ler, Ali'ler, Veli'ler, Hüseyin'ler, Müslüm'ler, Mansur'lar, Pir Sultan'lar, Bedreddin'ler, Suphi'ler, Deniz'ler, Mahir'ler insanca yaşamak için, ezilen halklarla müsahip olmuş "Yârin yanağından gayrı, her şeyi paylaşmak için"; baskıcı, sömürücü iktidarlara karşı, kılıç sallamıştır. Gözlerini kırpmadan gerektiğinde, DAR ağaçlarını boylamıştır. Ben Aleviyim diyorsanız; O zaman göğsünüz kabara kabara "BEN işçi, emekçi, ezilen sınıfların, halkların yanındayım" diye haykırmalısınız.

 

Ancak bu ikisinden sonra size 3 kez kimliğinizi, kim olduğunuzu sorarlarsa:

 

O zaman övüne, övüne: "Ben Alevi'yim, Türk'üm, Kürd'üm, Danimarkalı'yım, Çorumlu, Tuncelili, Sivaslı, Ispartalı'yım" deyin.

 

Alevi ana babadan doğmakla Alevi olunmaz. Önce her insana insan gözüyle bakar, haksızlığa karşı çıkarsanız Alevi olursunuz. Ve "ele dile bele sahip olursanız". Hırsızlık yapmaz, kimseyi sömürmez, yalan söylemez, rızasız, gönlü olmadan birisiyle zorla ilişkiye girmezseniz: Alevi olabilirsiniz.

 

İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır, ve ancak bilim yolundan gider, hurafeye, mucizeye, nazara muskaya akla, mantığa uymayana inanmazsanız: Alevi olursunuz.

 

Bilgin kişinin uykusu, bilgisizin ibadetinden iyidir. Bilim öğrenmek, okumak, bizde en güzel ibadettir.

 

Ve ancak bu kurallara uyan herkese, her insana "Gelin canlar bir olalim" deyip BİR olursanız, CEM olursanız; barışı, sevgiyi, kardeşliği, hep beraber mutluluğu, zenginliği elde edebilirsiniz.

 

Alevi olabilmek için İNSAN olmak gerekir, çünkü Alevilik insan olmaktır.

 

Huyum kurusun, "Alısmışlık kudurmuşluktan kötüdür". Böylesi eğlenip coşacağınız, sevgiyle kucaklaşacağınız bir gecede bile, sizlerin başını ağrıtıyorum. İhtiyarlamaya başlamış kafamla siz gençlere akıl vermeye çalısıyorum.

 

Genç olan sizlersiniz, gelecek sizin, kendi kaderinizi kendiniz çizin.

 

Sizden tek isteğimiz:

Tükürecekseniz hep bir yere tükürün.

Söyleyecekseniz hep bir ağızdan, bir türkü söyleyin.

 

Her şey istediğiniz gibi olsun.

 

Candan selâmlar.

 

DABF G. Sekreteri ve PiR-Der. Başkanı,

Feramuz Acar

 

tpl_foot_l

© 2009 Alevi Ungdom - DK
Adresse c/o Glentevej 1, 8900 Randers - www.aleviungdom.dk - aleviungdom@aleviungdom.dk

Template designed by MemHT.com
tpl_foot_r